İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu: Bipolar Bozukluk!

Akıllı Ölçekler ile Psikometri Birimlerine Özel Uygulamalar

İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu: Bipolar Bozukluk!

Manik depresif bozukluk ve iki uçlu duygudurum bozukluğu olarak da adlandırılan bipolar bozukluk, biyolojik kökenlerle gelişen, çok çeşitli psikolojik bileşenleri de içeren iki farklı hastalık döneminden oluşan bir ruhsal bozukluktur.

Belli bir düzene bağlı olmaksızın tekrarlayan depresif, manik ya da her ikisini de kapsayan karma (mikst) dönemlerle ve dönem aralarında kişinin bazen eşik altı belirtiler sergilediği bazen de hiçbir belirtinin bulunmadığı “sağlıklı” dönemlerle giden kronik seyirli bir hastalıktır.  Hastalık dönemleri temel olarak taşkınlık ( mani ) ve çökkünlük ( depresyon) dönemleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Birbirine zıt gibi görünen bu iki hastalık dönemi yatışma ve alevlenmelerle seyreder ve yaşam boyu devam eden bir durumdur.

 

 

Bipolar bozukluğun mani fazı yüksek enerji seviyesi, yeni fikirler, coşkulu bir ruh durumu, öfke, uykusuzluk gibi özelliklerle kendisini gösterir. Mani döneminde hastalarda hızlı konuşma, alışılmışın dışında yüksek duygu durumu ve iyimserlik, uykusuzluğa rağmen yüksek enerji ve hareketlilik, gerçekçi olmayan üstünlük düşünceleri ve özgüven, gereksiz ve aşırı para harcama, zihinde düşüncelerin uçuşması, bir fikirden diğerine hızlı geçiş, muhakemenin azalması ve dürtüsel davranış , cinsel dürtülerde alışılmışın dışında artış ve şiddetli olgularda halüsilasyonlar görülebilir. Bazen bu bulgular çok belirgin ve şiddetli değildir. Bu döneme hipomani adı verilir. Hipomanik hastaların enerjik, üretken, coşkulu hali günlük aktivitelerini etkilemeyecek kadardır. Gerçeklik ile bağları kopmamış olsa da hipomanik hastaların muhakemelerinin bozulmasına bağlı iş ve sosyal yaşamda sıkıntılar görülebilir. Hipomani fazı genellikle şiddetli mani veya majör depresif faz öncesi görülebilir.

 

 

Bipolar bozukluğun depresyon evresi, mani evresinin tam tersidir. Hasta depresyon belirtileri gösterir. Halsizlik, isteksizlik, değersizlik, umutsuzluk, geleceğe dair karamsarlık, uyku problemleri (aşırı uyku veya uykusuzluk, özellikle gece yarısından sonra uykudan uyanma) iştah problemleri, abartılı suçluluk duyguları, açıklanamayan ağrılar ve yaşamanı sonlandırmaya yönelik düşünce veya davranışlar görülebilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir