Alkollü İçeceklerin Tüketimi Migren Ataklarını Tetikliyor!

Akıllı Ölçekler ile Psikometri Birimlerine Özel Uygulamalar

Alkollü İçeceklerin Tüketimi Migren Ataklarını Tetikliyor!

Avrupa Nöroloji Dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, alkollü içeceklerin tüketimi migren ataklarını tetikliyor. 2197 hastanın katıldığı araştırmada, alkollü içeceklerin yüzde 35,6 olarak tetikleyici unsur olduğu rapor edildi.

Özellikle kırmızı şarap (katılımcıların yüzde 77.8’i), alkollü içecekler arasında migren ataklarını en fazla tetikleyen içki olarak kabul edildi. 

Hollanda’da Leiden Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Dr. Gisela Terwindt, Alkolle tetiklenen migrennin, alkollü içeceklerin alınmasından sonra hızlı bir şekilde meydana geldiğini ve normal alkol sonrası etkilerden farklı olduğunu belirtti.

Şarapta bulunan tiramin maddesinin migrenle bağlantısı olduğu bilinmektedir. Aynı madde bazı peynir türlerinde de bulunmaktadır.

Ancak migren, sadece beslenmeye dikkat ederek kontrol altına alınabilecek kadar basit bir süreç değildir.  Migrenin beyin kimyasallarındaki değişimlerden kaynaklandığı düşünülür. Migren atağı sırasında özellikle serotonin adlı kimyasalın seviyelerinde düşme gözlemlenir. Serotonin düzeyinin azalması beynin bir bölümündeki damarlarda kasılmaya ve daralmaya neden olabilir. Hemen sonrasında damarlar genişler ve bu durumun baş ağrısına neden olduğu düşünülür. Serotonin seviyesindeki düşüşün nedeni ise tam olarak açıklanabilmiş değildir.

 

 

Bazı bilim adamlarına göre, hormon seviyelerindeki değişimlerle migren arasında sıkı bir bağ vardır. Bazı migren hastası kadınlar, regl döneminde ortaya çıkan migren ataklarından şikayetçidir. Kadınlar adet olmadan hemen önce, östrojen hormonu seviyelerinde düşüş gözlemlenir. İlk adet gününden 2 ya da 3 gün sonra atak ortaya çıkabilir.

Migren ağrısı semptomları çeşitli kombinasyonlarda oluşabilir. Bunlar: “Tüm başı etkileyebilen veya başın bir yanından öbürüne geçen ortadan şiddetliye ağrı (çoğunlukla vuran veya zonklayan ağrı diye tanımlanır) “Işığa, sese veya kokulara karşı hassasiyet”Bulanık görüş “Mide bulantısı veya kusma, mide ekşimesi, abdominal ağrı “İştah kaybı “Aşırı sıcak veya soğuk hissi “Solgunluk “Yorgunluk “Baş dönmesi “Ateş (nadiren) “Çakan parlak noktalar veya ışık, kör noktalar, dalgalanan veya sivri çizgilerKüme Baş Ağrısı “Zonklayan veya sürekli türde yanma veya oyma hissiyle tanımlanan yoğun tek taraflı ağrı “Ağrı bir gözün arkasında veya göz çevresindedir, yer değiştirmez “Ağrı genellikle 30-90 saniye sürelidir, fakat 15 dakikadan 3 saate kadar sürebilir. Ağrı kaybolduktan bir süre sonra aynı gün ortaya çıkar (küme periyodu esnasında çoğu kişi günde 1 ila 3 kez ağrı yaşar) “Ağrılar çok düzenlidir, çoğunlukla günün aynı saatlerinde olur ve çoğunlukla kişiyi gecenin aynı saatinde uyandırır.Sinüs Ağrısı “Elmacık kemikleri, alın ve burun kemiğinde derin ve sürekli ağrı “Ağrı genelde ani baş hareketi veya zorlanmayla yoğunlaşır ve burun akıntısı, kulak tıkanıklığı, ateş ve yüzde şişkinlik gibi diğer sinüs semptomlarıyla beraber gerçekleşir. Migren ağrıları için ilaç tedavisi ağrıyı ve migren semptomlarını hafifletir ve yeni migren krizlerini önler.

Migreni tetikleyen diğer faktörler;

Günlük rutinde değişiklikler: Uyku düzeninin bozulması ya da uzun yolculuklar gibi günlük yaşantıdaki değişiklikler bazı kişilerde migreni tetikleyebilir. Hatta tatile çıkmak gibi, gönüllü olarak yapılan ve stresten uzak bir değişiklik bile migren atağına neden olabilir.

Hafta sonu: Pek çok kişi migren ataklarına hafta sonunda yakalandığını belirtir. Bunun açıklaması da, hafta içi ile hafta sonu arasında gündelik rutin arasında büyük farklılıklar olması olabilir. Sabah kalkma saatinden, yemek saatlerine, tüketilen kahve miktarına kadar pek çok şey, özellikle çalışanlar için hafta sonu değişiklik gösterir.

Stres: Migren ve stres yakından ilişkilidir. Kaygı, heyecan ve şok gibi etkenler migren atağına zemin hazırlayabilir. Yine de bazı migren hastaları, stresli dönemi atlattıktan sonra migren atağının ortaya çıktığını belirtir. Stresli bir haftadan sonra, hafta sonu vücut rahatlama fırsatı bulduğunda atak görülebilir.

Uyku: Çok az ya da çok fazla uyumak; kişiden kişiye değişmekle birlikte ikisi de migren tetikleyici olabilir.

Kafein: Aynı gün içerisinde çok fazla kahve, kola ya da çay tüketilmesi migreni tetikleyebilir. Kahve alışkanlığı olan kişilerde ise, kafeinin aniden kesilmesi atağa neden olabilir.

Kadınlarda hormonal değişimler: kadınlarda ergenlikle birlikte başlayan ve regl döneminde tetiklenen migren ataklarına sık rastlanır. Menopoz, migren hastaları için zor dönemlerden biridir.

Çevre: Hava değişimi, yüksek nem oranı, yüksek irtifa, gürültülü ortam, keskin kokular, sigara dumanı ya da titrek ışıklar migren tetikleyici olabilir.

Bilgisayar ekranı: Uzun saatler boyunca bilgisayar başında oturmak migrene zemin hazırlayabilir. Migren hastaları sık sık mola vermeli, parlamayı önleyen ekranlar kullanmalı ve iyi ışıklandırılmış bir ortamda çalışmalıdır. Ayrıca bilgisayar başında doğru oturmak da kasların gerilmemesi için önemlidir. Kas gerginliği ile migren de yakından ilişkilidir.

Beslenme– yetersiz beslenme: Aç kalma, şekerli atıştırmalıklarla açlığı geçiştirme gibi durumlar migrenin bilinen tetikleyicileridir. Açken düşen kan şekerinin, şekerli bir yiyecekle aniden yükseltilmesi migrene zemin hazırlar. Bazı yiyeceklerde bulunan kimyasallar da migren atağına neden olabilir. Aspartam, nitrat ve monosodyum glutamat en çok dile getirilen kimyasallardır. Yeterince su içmemenin ataklara neden olduğu kişiler de vardır.

Peynir: Şarapta bulunan tiramin maddesi  bazı peynir türlerinde de bulunur.

Fiziksel koşullar – kas gerginliği: Sürekli öksürmek ya da baş yaralanmaları migreni tetikleyen fiziksel etkenler olarak bilinmektedir.

 

Kaynak:

https://www.sciencedaily.com/releases/2018/12/181219075841.htm

https://www.e-psikiyatri.com/migrenle-ilgili-her-sey-25679

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir